![]() |
|
|
#1 |
|
Sosyalist Sol ve Seçimler
Ülkemizde sol ve sosyalist sol için seçimler sürekli olarak sorun olmuştur. Çünkü bugüne dek 1965 ve1969 Genel seçimlerinde TİP’in gösterdiği başarıyı saymazsak, daha sonra yapılan bütün seçimlerde sol ve sosyalist sol bir güç olduğunu göstermiş değildir. Zaten TİP de o dönem seçim başarısını seçim sisteminin nispi seçim sistemi olması nedeniyle göstermiştir. TİP’in başarısından ve mecliste grup kurmasından korkan dönemin iktidarı Adalet Partisi mecliste seçim sisteminde küçük bir değişiklik gerçekleştirmiş ve 1969 seçimlerinde 1965 yılında aldığı oyu almasına karşın TİP sadece parlamentoya üç kişi sokabilmiştir. O günden bugüne seçim sisteminde sürekli değişikliklere gidilmiş en son % 10 barajında karar kılınmıştır. Böylece sol ve sosyalist sol için seçimler çekiciliğini yitirmiş, topluma seçim yolu ile verebileceği ileti de neredeyse sıfır noktasına çekilmiştir. Seçim sistemindeki adaletsizlik yüzünden solun ve sosyalist solun seçimlere girmesi ancak ve ancak seçim dönemlerinde propagandayla sınırlı kalmıştır. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi kurulduğu tarih olan 15-16 Haziran 1974’den bu yana parlamentarizmi eleştirmiş ve seçimlere girilmesini savunmuştur. Savunma gerekçesini de büyük ölçüde bu yolla elde edeceği başarılara değil, her koşulda egemen güçlerin karşısına dikilmek gerektiği savına dayandırmıştır. Hem bu yolla meydanı sermaye güçlerine bırakmamak hem de çaplı şekilde sosyalizm propagandası yaparak yığınlara ulaşıp örgütlenmek gerektiğini dile getirmiştir. O dönem 1975 1 Mayıs’ında yeniden kurulan TİP’İ saymazsak diğer sol örgütlerin neredeyse tamamı seçimlere girmeyi burjuvazinin minderinde güreşmek ve devrimi engellemek olarak savunarak katı bir tutum izlemişlerdir. Bu düşüncelerin savunucuları olanlar nesnel durumlarını bir kez bile olsun gözden geçirmeyerek neredeyse hemen her gün devrim yapar hale gelmişlerdir. Bu tür görüşte olanların 12 Eylül 1980 faşist darbesiyle birlikte gerçeklerle yüzleşmiş olmaları da durumu değiştirmemiş, bütün bunlara karşın bildiklerini okumakta ısrar etmişlerdir. Ne var ki, bir şafak vakti görüşlerinden çark ettikleri halde hiçbir şey olmamış ya da yaşanmamış gibi biri tutum içine girmişler. 12 Eylül faşizminin karanlık günlerini saymazsak 1990’lı yılların başından itibaren seçimlere büyük bir ilgi duymaya başlamışlardır. Öyle ki, geçmişte seçimlerin S’sini bile ağızlarına almayan küçük büyük bütün sol çevreler seçimlerde boy gösterir olmuşlardır. Ne var ki, seçim sonuçları rakamlara döküldüğünde hemen kimsenin sevineceği sonuçlar elde edilememiş, bu sonuçlar ise kimi çevrelerin kendi gerçeklerindeki sakladıklarını ortaya dökmelerine neden olmuştur. Ortada bir % 10 barajı vardır ve solun hiçbir kesiminin bunun içinde Kürt oylarının büyük bir bölümünü alan Hep’ten DPT’ye kadar kurulmuş bütün Kürt partileri de bulunmakta olup barajı aşma durumu yoktur. İşte bu yüzden etnik bağlamda politika yapan Kürt partileri baraj engelini aşabilmek için bağımsız aday gösterme yoluna gitmişlerdir. Sol çevreler bu nedenle Kürt kuyrukçuluğunu öne çıkaran bir tutumu benimsemişler, bu benimseme kendisini son 22 Temmuz 2007 seçimlerinde “Bin Umut” adayları çerçevesinde bütün çıplaklığı ile ortaya sermiştir. Son Genel Seçimlerde bu şekilde parlamentoya Akın Birdal ve Ufuk Uras girmiş, EMEP’in Genel başkanı ise İzmir’de umduğunu bulamayarak seçilememiştir. Özetle; bugüne kadar parlemantarist oluşlarını gizleyenlerin salt meclise girmek için ideolojilerinden kolaylıkla çark edecekleri görülmüştür. Meclise “ezber” bozmak için gideceklerini söyleyenlerin ne yazık ki kendi ezberleri bozulmuş, AKP gibi uluslararası sermayenin işbirlikçi partisinin işini kolaylaştırmak bile onlara düşmüştür. Gericiliğin ve emperyalizmin karşısına solcu olmanın şanından olması gereken bir kararlılıkla karşısına dikilinemediği gibi Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesine bile birleşime girilerek kolaylık sağlanmıştır. Geçmiş bütün seçimlerden bugüne dek önemli birikimler edinmiş olması gereken sol, ne yazık ki, hemen her dönem duruma göre bir tutum almış, gelişigüzel yan yana gelişlerle durumu kurtarmaya soyunmuşlardır. İlkesi ve kalıcılığı olmayan işbirlikleri ise sonuç açısından yarardan çok zarar getirmekle kalmamış, sol yapılarda giderilmesi zor hasarlar oluşturmuştur. Görülmektedir ki, sol verdiği kararlarda bile içtenlikli değildir. Yerine göre kimsenin dilinden “birlik” sözü düşmezken birliğin özüne uygun davranılmayarak giderilmesi daha da zor derin ayrılıklar körüklenmektedir. Bunun böyle olmasının bize göre en büyük nedeni sol ve sosyalist yapıların öğretisel ve örgütsel olarak gerektiği kadar yerlerine oturmamış olmalarıdır. Bu yüzden köşeli politikalar üretemeyen sol, yararcı bir yol izleyerek sözümona politikasız kalmadığını göstermeye çalışmaktadır. Oysa iş gelip kapıya dayandığında değil, eğer seçimlerde işbirliği yapılmasına inanılıyorsa bu işbirliğinin nasıl ve hangi ilkeler bağlamında yapılması gerektiği de önceden açıklığa kavuşmuş olmalıdır ki, herkes bu seçim işbirliğinin niçin yapıldığını ve gerekli olup olmadığını doğru kavrayabilsin. Sorun iyi niyetlerle yaklaşılamayacak denli önemliyse ki önemlidir, işte o zaman daha tutarlı bir tutum sergilenmesinde yarar vardır. Ne yazık ki, bu ve benzer yan yana gelişlerin genellikle bir öncesi olmuyor. Örneğin deniliyor ki, önümüzde seçimler olduğuna göre bizim de bir şeyler yapmamız gereklidir. Böyle düşünenlerin bir çağrısı ile bir araya gelen benzer-benzemez ne kadar sol varsa konuyu tartışıyor, genel olarak içeriksiz bir bildirinin altına imza atarak ortak davranılacağı dile getirilerek sözde yığınlara bir ileti verilmiş oluyor. Sonuç; sonuç her nedense bir türlü umulduğu gibi olmuyor. Katılan bütün parti ve çevrelerin bu yan yana gelişe yükledikleri işlev farklı farklı olduğu için yansıması da birbirini artılayan değil, aksine daha da güçsüzleştiren bir olgunun yaşanmasına neden oluyor. Biz burada kimin ne yaptığı ile ilgilenmekten çok öncelikle nasıl ve neler yapılması gerektiği ile ilgileniyoruz daha çok. Bu yüzden de solun çeşitli konularda işbirliği yapabileceğini, ancak bu işbirliklerinin bir haritası pusulası olması gerektiğine inanıyoruz. Mart 2009 Yerel Seçimleri kimleri yan yana getiriyor? Yerel seçimlerde solun işbirliği yaptığı açıklamasını herkes gibi bizde basından ve televizyonlardan öğrendik. Uzayıp giden bu işbirliği listesinin içinde kimler var kimler. Özetle söylemek gerekirse; benzer benzemez sayısız yapının seçimlere birlikte gireceklerini açıklaması sonrasında bizde bu birlikteliği mercek altına aldık. Birlikte seçimlere gireceklerini de açıklayan yapılar, açıklamalarını şöyle açıklayan bitirmişlerdir. *Sonuç olarak; bizi, yasalar çıkararak köşeye sıkıştırmaya ve kıpırdayamaz hale getirmeye çalışan egemen güçler, hemen her gün yaşam alanlarımızı daraltmakta, bize dünyayı dar etmektedirler. Sıra onlardadır. Örgütlenelim, birbirimize yoldaşça kenetlenelim ve bizde onlara dünyayı dar edelim. SIRA BIZDE... Bu birlikteliğe imza koyan örgütlerse aşağıdadır. -DTP (Demokratik Toplum Partisi), ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi), EMEP(Emek Partisi), TKP (Türkiye Komünist Partisi), SDP (Sosyalist Demokrasi Partisi), EHP (Emekçi Hareket Partisi), DSİP (Devrimci Sosyalist İşçi Partisi), Sosyalist Parti, Yeşiller Partisi, DİP Girişimi (Devrimci İşçi Partisi), Halkevleri, ESP (Ezilenlerin Sosyalist Platformu), DHF (Demokratik Haklar Federasyonu), SODAP (Sosyalist Dayanışma Platformu), SEH (Sosyalist Emek Hareketi), TÖP (Toplumsal Özgürlük Platformu), Anti-Kapitalist, Teori ve Politika, Kaldıraç, HKM (Halk Kültür Merkezleri), Türkiye Gerçeği, KÖZ, Proleteryanın Kurtuluşu, 78'liler Girişimi- Kuşkusuz neden bir araya gelindiğini açıklayan sözler önemli olmasına karşın bu açıklamaların nedenli ilkeselleştirildiğidir. Kaldı ki, sözü geçen açıklamalar bile çalakalem hazırlanmış açıklamanın ötesinde fazladan bir değere de sahip değildir. Yukarıda bu konuya sınırlı da olsa değindik. Burada üstünde durmak istediğimiz en önemli konu kuşku yok ki, bu işbirliğinde yer alan parti ve örgütlerin ne kadar birbirine benzemez oluşlarıdır. Alt alta yazılan bu yapılarla bir sonuç elde edeceğin i düşünenler kesinlikle yanılmaktadırlar. Diğer imzaları olan örgütler için de kuşkusuz söyleyeceklerimiz olmasına karşın özellikle bu birliktelikte yer alan burjuvazinin beşinci kolu konumundaki troçkist yapıların da olmasıdır. Bir arkadaşımız geçmişte parti kurma çalışmalarının İstanbul Kuruçeşme’deki Mülkiyeliler Biriliği’nde yapılmasına atfen şöyle demişti: “Bu kuru çeşmeden su akmaz”. Şimdi bu seçim işbirliği için bizde diyoruz ki, bu seçim işbirliğinden bir şey çıkmaz, olsa olsa sol ve sosyalist yapılar bir kez daha Kürt hareketinin kuyruğuna takılmış olurlar. Bu durum da sol ve sosyalist yapıların süreç içerisinde varlık nedenlerinin ortadan kalkmasına kadar gider. Bir başka şey ise, kendi aralarında sayısız bölünmüşlük içinde olan troçkist yapılara sol içinde bir varoluş hakkı kazandırır ki, dünden bugüne sosyalist sola dünyanın her yerinde verdikleri zararlarla bilinen troçkisler karşısında geri adım atılması anlamına gelir. TKP SEÇİM İŞBİRLİĞİNE NİÇİN GİRMİŞTİR? Yazımızı TKP’nin bu işbirliğini niçin yaptıklarını açıklayan TKP Genel Merkez bildirisiyle sürdürmek istiyoruz. TKP’nin bu bildirisini değerlendirmeden önce kısaca 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde niçin seçimlere tek başına girdiklerinin üzerinde durmak istiyoruz. Yazımızın başında sol ve sosyalist solun seçimlerle ilgili hemen her zaman çelişkili kararlar içinde olduklarını yazdık. Bu yüzden de geçmişte seçimlere girmeyi burjuvazinin minderinde güreşmek ve devrimi engellemek olarak değerlendirenleri de eleştirdiğimizi dile getirdik. İşte; geçmişin o solcuları birden bire seçimlere girmekte keramet buldular ve meclise girmek için Kürt hareketinin kuyruğuna takılmayı bir hüner saydılar. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri bu atmosfer içinde geçti. Bu atmosfere kapılmayacağını, işçi sınıfı partisinin her koşulda bağımsız politikasını yaşama geçireceğini dile getiren TKP ise diğer bütün sol yapıları sistem içi bulduğu için “sürüden ayrılmanın zamanı” diyerek tek başına seçimlere gireceğini açıkladı. Bu anlayış Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin görüşlerine uygun olduğu için bizde parti olarak seçimlerde koşulsuz TKP’yi destekleyeceğimizi açıkladık. Bu desteğimizi açıkladığımız andan başlayarak bugüne kadar diğer sol yapıların neredeyse tamamından içinde küfürler de olan eleştiriler aldık, hala da almaktayız. Aldığımız kararın doğruluğuna inandığımız için de sonuna kadar bize gelen düzeyli eleştirilere düzeyli karşılıklar verirken yanıt bile vermeye değmeyeceğini düşündüğümüz eleştirileri ise eleştiriden saymayarak es geçtik. Ancak gördük ki, 2007 Genel Seçimleri’nde TKP kendi söylediklerinin doğru olduğundan kuşkuya düşmüş olacak ki, 2009 yerel seçimlerine yukarıda sayılan örgütlerle birlikte girme kararı almış. Gerçi; TKP’nin daha sonra yayınladığı seçimlerle ilgili Merkez bildirisine baktığımız zaman buna seçim işbirliği denilemeyeceğini de anlamak olasıdır. Çünkü TKP, İl Genel Seçimleri’ne kendi adaylarıyla gideceğini, belediye başkanlığı ve belediye meclis üyelikleri için işbirliği yapabileceğini, eğer burada da ilkesiz bir davranışa rastlarsa kendi adaylarını göstereceğini, DTP ve AKP’nin karşı karşıya olduğu yerlerde ise “Barzanici” tehlikeyi önlemek için DTP adaylarını destekleyeceğini özetle dile getirmiş. Yine bildirisinde AKP’ye karşı muhalefetinde en küçük bir gerileme göstermeyeceğini aynı zamanda da yığınları CHP seçeneğiyle baş başa bırakmamak için de gerekli en aktif politikaları izleyeceğini açıklamış. TKP Merkezi böyle bir bildiriye gereksinim duyduğuna göre geçmişteki tutumunun aksine bir işbirliğine gittiği için öyle sanıyoruz ki rahatsız olmuş olacak ki, hem kendi partisi içinde bu işbirliğinden rahatsızlık duyacakları ikna etmek hem de kamuoyunda yanlış anlamalara meydan vermemek için bir açıklama yapmak gereği duymuştur. Bildiriyi abartmadan söylemek gerekirse biz şöyle anladık. TKP seçimlere tek başına giriyor, yok, yok TKP seçimlere diğer sol yapılarla seçim işbirliği yaparak giriyor. Gerçek odur ki, bu kadar zorlanmaya gerek yoktur. Açıktan açığa ya TKP seçimlere tek başına giriyor diye adını koyarsınız ya da bu bildiriye göre ortada seçim işbirliği falan yoktur. Eğer seçim işbirliği böyle yapılıyorsa bu işbirliğine katılar taraflarda aynı şekilde davranacaklarsa bunun için zahmet edip bir araya gelmeye bile değmez. Bu yüzden de TKP’nin tutumunu iki arada bir derede kalmak olarak değerlendiriyor, dünü de dikkate alarak dostça eleştiriyoruz. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi örgüt olarak bu seçimlere girme hakkını elde eden bir örgütlülüğe ulaşamadı. Bu yüzden de önümüzdeki yerel seçimlere katılamıyoruz. Katılamadığımız için de ülkemizin başta işçiler olmak üzere geniş emekçi kitlelerine seçimler nedeniyle komünistlerin sesini gerektiği kadar duyuramayacağız. Ancak buradan bir kez daha sesleniyoruz ki, ülkemizin işçileri emekçileri, kadınları, gençleri, aydınları bizi izlemeyi sürdürsünler. Gelecekte komünistlerin her koşulda ve her zaman yığınların karşısına öğretisel ve örgütsel olarak bütün burjuva öğretilerinden ve örgütlülüklerinden nasıl bağımsız davranılırmış görsünler. İşçilerden, emekçilerden, kadınlardan, gençlerden, aydınlardan özetle geniş emekçi yığınlarından sosyalizmin bağımsız bayrağını hangi nedene bağlı olursa olsun bu seçimlerde dalgalandıramadığımız ve seçimlerde karşınıza TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ olarak çıkamadığımız için sizlere bir özür borcumuz vardır. Bu nedenle de özeleştiri yapıyor bütün eksikliklerimizi aşmak için sonuna kadar savaşacağımıza söz veriyoruz. BAŞKA SEÇENEK YOK YA SOSYALİZM! YA SOSYALİZM!
__________________
"Yalnızca iki sınıf vardır, işçi sınıfı ve burjuvazi, ve her kim bunlardan birinden yana değilse, ötekinden yanadır." "Devrimi Halklar Değil Sınıflar Yapar" [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: genel merkez bildirisi, orgutler, siyasi partiler, tsip |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bildirisi, genel, merkez, örgütler, siyasi partiler, tsip, tsİp |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Genel Klavye Kısayolları - Çalıştır ve Ms-Dos Komutları | Asibeto | Güvenlik ve Destek | 0 | 01-19-2009 04:30 |
| Merkez Beni Seviyor musunuz? | liman | Serbest Başlıklar | 0 | 01-09-2009 19:27 |
| TSİP Tüzüğü | isyan_atesi | TSİP | 0 | 12-07-2008 12:58 |
| TSİP Programı | isyan_atesi | TSİP | 0 | 12-07-2008 12:53 |