TKP: Yalancıyı Genel Grev Susturur
TKP yayınladığı bildiri ile, 4 Şubat’ta genel grev çağrısı yaparak, herkesi ‘TEKEL işçisinin davası benim davam’ demeye çağırdı.
“Ankara’da günlerdir direnen TEKEL işçisini ilk başta yok saydılar. Sonra copla gazla saldırdılar. Sonra oyaladılar. Sonra onlara küfrettiler. Sonra ‘anlaşalım, biz işçiyi de severiz’ diyerek kandırmayı denediler. Şimdi TEKEL işçisini yalanlarıyla yıkmaya çalışıyorlar” ifadeleri ile başlayan bildiri de, 4-C’nin işçiler için cehennem olduğu vurgulanıyor.
4-C hakkında açıkça yalan söylendiği belirtilen bildiride : “Kardeş, TEKEL işçisi 4-C’yi kabul ederse, ona senenin en fazla 11 ayında çalışma hakkı verilecek. ‘En fazla’ kelimelerine dikka et. Mevcut kararnameye göre TEKEL işçisine senede 11 ay çalışma garantisi verildiği doğru değil. 4-C’li işçiler gönderildikleri yerde ‘müdür isterse’ 10 ay da maaş alabilirler 8 ay da...
4-C’de fazla mesai yok. Kararnameye göre, işçi kendisine verilen işi bitirmek üzere çalışacak. Bunun için fazla çalışması, mesaiye kalması gerekirse bunun için ek ücret almayacak.
4-C ile verilen ücret hakkında da yalan söylüyorlar. Bakanlar 750 TL’ye çıkartıyoruz aylık ücreti diyor. Yalan! Bu tutar brüt tutardır. Kesintilerden sonra işçinin elinde kalacak para şu anki maaşının yarısına kadar düşecektir” ifadelerinin yer aldığı bildiri de, “Dışarıda asgari ücretle çalışan, işsiz o kadar adam var” cümlesinin hakaret olduğu vurgulanıyor.
Bu kadar insanın işsiz olduğu bir ülkede, işi olanların da düşük ücret almasının yıkım olduğu belirtilen bildiride, TEKEL işçisinin alacağı her kuruşun bir emekçi ailesinin artan kazancı olacağı vurgulanıyor.
Patron kafasının baktığı yerin farklı olduğu ve Tayyip’in patronların 200 yıllık taktiği ile hareket ettiğinin altı çizilen bildiride, işsizliğin fazlalığından patronların memnun olduğu, bu sayede insanları daha ucuza çalıştırabildikleri ifade ediliyor.
Bildirinin devamında şu ifadeler yer alıyor: Kardeş, oğluna gemicik, kızına şirket kurup “din iman” derken, Karun kadar zengin, Yezid kadar zalim olanların yalanlarını ağızlarına tıkmak zorundayız.
Tekel işçisi kazanırsa, işçiler kazanır. Emeğiyle, alınteriyle yaşayanlar kazanır. Tarlasını eken çiftçi, patronun çiftliğinde ter döken emekçi, konfeksiyonda cehennem azabı yaşayan işçi kazanır. Tekel işçisi kaybederse, oğluna gemicik alan tüccar başbakan kazanır, Koç kazanır, Sabancı kazanır, Zorlu kazanır, Ülker kazanır. Ülkeyi koca bir çalışma kampına çevirmek isteyen yerli yabancı ortaklar kazanır. Bunların işçileri kaybeder.
4 Şubat günü Genel Grev yapacağız. Tüm ülke “Genel Grev, Genel Direniş” sesleriyle yankılanacak. Bu ülkede iki çeşit insan yaşıyor: Alnının teriyle yaşayan, kendi emeği ile ekmeğini kazananlar ve başkalarının sırtından yaşayanlar. 4 Şubat günü bu ülkeyi alnının teriyle var edenler grev yapacak. “Biz olmazsak, yatacak yeriniz yok” diyecek. “Tekel işçisinin davası benim davam” diyecek. Yalancıları, asalakları susturacak. Sen de katıl.
Sözümüzü herkese ulaştır.
Sözümüz işçi sözüdür. Sözümüz emekçi sözüdür.
Sözümüz alınterinin sözüdür.”
|