GelecekSosyalizm.Net  

Anasayfa Radyo Ada Bugünki Mesajlar Temel İlke ve Kurallarımız
Geri git   GelecekSosyalizm.Net > ..::Teorik Gelişim::.. > Felsefe


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi
Materyalizm = Maddecilik
Cevaplar
0
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
247
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-30-2010, 20:25   #1
Kullanıcı Profili
yapı ustası
Junior Member
Avatar Yok
Özgür Bir Gelecek Gelecek Sosyalizm..
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1045
Kayıt Tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 15
Teşekkür Detayları
Tesekkür: 4
11 Mesajina 16 Tesekkür Aldi
Standart Materyalizm = Maddecilik

FELSEFE:

MATERYALİZM=MADDECİLİK





"Maddeci", "maddiyatçı" sözcükleri günlük kullanımda olumsuzlukla yüklüdür. Günlük kullanımda "maddeci", "maddiyatçı" yalnızca maddi çıkara önem veren insanlar hakkında; çıkarcı, yalnızca kendini, kendi çıkarını düşünen, herhangi bir "ideal"i olmayan insanlar hakkında kullanılır.

Bu bağlamda, maddecinin içeriği Büyük Larousse'da "Yalnızca maddi doyum aramaya yönelik kişi, grup ve davranışa denir." biçiminde doldurulur. (Bkz. Meydan Larousse cilt 15, Milliyet Yayınları, sayfa 7640).

Maddiyatçının karşılığında ise, aynı eserde, "Maddiyata, para ve mala aşırı derecede değer veren kimse için kullanılır." (age, sayfa 7641) belirlemesi yapılır.

Aslında, bu kavramların günlük hayatta böyle olumsuz içerikle kullanılması, bunun tersine idealist kavramının olumlulukla yüklü olması, egemen olan idealist dünya görüşünün dildeki yansımasından başka bir şey değildir. Fakat biz burada, aynı idealizm kavramında yaptığımız gibi, materyalizm kavramının da günlük dildeki kullanımı üzerinde değil, felsefedeki kullanımı üzerinde, felsefi materyalizm üzerinde duracağız.

Materyalizm, felsefede idealizmin zıttı olan temel akımın adıdır. İdealizmin tersine, maddenin bilince göre öncelikli, temel, belirleyici olduğunu, bilincin maddenin bilgisi temelinde oluştuğunu kabul eden tüm felsefi düşünceler ve dünya görüşleri materyalizmin içeriğini oluşturur.

Materyalizm, doğayı ve toplumu olduğu gibi, gerçek durumlarıyla ele alır, onları düşünülmüş, kimi değişmez sistemler temelinde değil, kendi gelişme yasaları temelinde açıklamaya çalışır. Materyalizm, bu özelliği nedeniyle antispekülatif, ateist ve bilgibilimsel açıdan da iyimser nitelik taşır.

Dünya görüşü olarak materyalizm, maddeyle bilinç arasındaki ilişki hakkında belirli bir yaklaşımın ifadesidir ve hiçbir şekilde ahlaki görüşlerle ve tavırlarla birbirine karıştırılmamalıdır. En tutarlı materyalizm, diyalektikle materyalizmin ayrılmaz bir biçimde birbirine bağlanmış olduğu Diyalektik ve Tarihi Materyalizm'dir. (Bunun üzerinde daha sonraki yazılardan birinde duracağız.)

Materyalizmin tarihi felsefenin tarihiyle başlar. Materyalizm, dünyayı doğaüstü kimi güçlerin edimleri temelinde açıklamaya çalışan dinci-mitolojik düşüncelerin tersine, kendi doğal gelişmesi temelinde açıklamaya çalışan felsefi düşünce biçiminde ortaya çıktı.

Materyalizm, ortaya çıktığı andan itibaren doğa bilimleriyle, doğanın bilgisiyle içiçedir ve felsefi ve dinsel idealizmin her türüyle zıtlık içindedir. Felsefe tarihinden açıkça görülebileceği gibi, materyalizmin bu "doğa bilimleri"yle içiçeliği, onun kural olarak ilerici sosyal sınıfların, tabakaların ve hareketlerin ileriye dönük çabalarının düşünsel ifadesi olmasını beraberinde getirmiştir.

Felsefe tarihinde ilk materyalist görüşlerin binlerce yıl önce Çin ve Hindistan'da ortaya çıktığı görülmektedir. Sistemli bir felsefi akım olarak materyalizm, MÖ 6. yüzyılda eski Yunan'da formüle edilmiştir. Thales (MÖ 640-546), Anaksimander (MÖ 610-545), Anaksimenes (MÖ 585-525), Heraklit (MÖ 540-480) ve Empedokles (MÖ 495-435) bu dönemin en ünlü materyalistleridir.

Bunlar, var olan bütün varlık ve görüngüleri, bütün madde ve görüngülerin kendisinden türediği, bütün maddelerin içinde olan, bütün maddelerin temeli olan bir temel maddeye, "ilk madde"ye indirgeyerek, dünyayı maddi temelde açıklamaya çalışıyorlardı. Kimi ateşi, kimi toprağı, kimi suyu, kimi havayı ilk madde, temel madde alıyordu. Hepsinin ortak özelliği, bütün maddelerin maddi bir ortak çıkış noktası olduğu düşüncesiydi. Bu antik materyalizmin uç noktasını, bütün dünyanın, maddenin en küçük bölünmez parçacığı olan atomlardan oluştuğunu söyleyen Demokrit'in (MÖ 430-360) atomistik adı verilen felsefesi oluşturdu.

Ortaçağda feodal toplumların düşün yaşantısında genelde egemen olan, din ve teoloji idi. Fakat materyalizm de yok olmadı. Feodalizmin bağrında gelişen kapitalist ilişkilerde, ileriyi temsil eden sınıf olan burjuvazinin sınıf çıkarlarının felsefi, düşünsel ifadesi olarak materyalizm yeniden yükselmeye başladı.

Bu dönemde, bilim ve teknikteki gelişmelere dayanan materyalist filozofların yarattığı dünya görüşü, dünün feodal toplumunun elinde kendini korumak için bir silah haline gelen teoloji ve dine karşı savaş ilanı anlamına geliyordu. Bu dönemde egemen olan ve dünyayı dinin düşünülmüş şablonlarına uydurmaya çalışan skolastik düşünce tarzının tersine, İngiliz materyalistleri Bacon (1561-1626), Hobbes (1588-1679) ve Locke (1632-1704) deneyim, gözlem ve deneyi, doğanın araştırılmasında kullanılacak en önemli bilgi araçları olarak görüyordu.

İngiliz materyalistlerinin başladığı işi sürdüren Fransız materyalistleri Lamettrie (1709-1751), Holbach (1723-1789), Helvetius (1715-1771) ve Diderot (1713-1784), materyalist dünya görüşünü kapsamlı bir felsefi sistem haline getirdiler. Bu filozofların materyalizmi, her şeyden önce, o günkü doğa bilimlerinin son sözü olan mekanik biliminden yola çıkıyor, ona dayanıyordu.

Dünya, zaman ve mekan içinde, mekaniğin yasaları çerçevesinde hareket eden ve birbiriyle ilişki içinde olan bir dizi maddi varlığın oluşturduğu bir sistem olarak kavranıyordu. Dünyayı açıklamak için onun kendisinin gözlenmesi yeterdi, onu açıklamak için doğaüstü herhangi bir güce başvurmaya gerek yoktu. Materyalizmin ateist (tanrıtanımaz) niteliği, Fransız filozoflarında özellikle daha açık görülüyor, onlar felsefelerini saldırgan bir din eleştirisiyle tamamlıyordu.

Marksizm öncesinde materyalizmin en yüksek gelişme noktasını Feuerbach'ın (1804-1872) felsefesi ve ona dayanan Rus devrimci demokratları Belinski (1811-1848), Herzen (1812-1870) ve Çernişevski'nin (1828-1889) felsefesi oluşturdu. Klasik Alman felsefesiyle hesaplaşma içinde Feuerbach materyalizmi yeniledi. Feuerbach, materyalizmin doğabilimsel ve bilgi teoriksel temellerini genişletti ve derinleştirdi. Fakat o da burjuva materyalizminin belirleyici zaaflarını aşma işini beceremedi.

Marx ve Engels, en üst seviyesine Feuerbach'ta varan "eski materyalizm"in eksikliklerini şu noktalarda görüyorlar:

"1. Bu materyalizm, ağırlıklı olarak mekanikti ve kimya, biyolojideki (ve günümüzde buna maddenin elektrik teorisini de eklemek gerekir) en son gelişmeleri gözönüne almıyordu.

2. Eski materyalizm sorunlara tarihsel yaklaşmıyordu ve antidiyalektikti (antidiyalektik olma anlamında me tafizikti) ve gelişme tavrını yeterince tutarlı ve çok yönlü dile getirmiyordu.

3. İnsan (somut, tarihi olarak belirlenmiş) «toplumsal ilişkilerin bir ürünü» olarak değil «soyut» olarak kavranıyor, bu yüzden de dünya «yalnızca yorumlanmakla» yetiniliyordu, halbuki belirleyici olan onu «değiştirmek»ti, yani «devrimci, pratik faaliyetin» önemi kavranmıyordu." (Karl Marx makalesinden aktaran Lenin, Temel Eserler cilt 21, sayfa 41)

Rus devrimci demokratları materyalizmi devrimci mücadeleyle birleştirerek, Marksizm öncesi materyalizmin "açıklamacı" karakterini aşmada önemli bir adım attılar. Onlar aynı zamanda, diyalektiği de materyalizmle birleştirmeye çalıştılar ve yer yer diyalektik materyalizme oldukça yaklaştılar. Fakat toplumun materyalist anlayışına varan adımı atamadılar.

Ancak Marx ve Engels, Diyalektik ve Tarihi Materyalizmle, Marksizm öncesi materyalizmin tüm zaaflarını aşmayı başarabildiler.

Marksizm öncesi materyalizmde kural olarak maddeyle (doğa, varlık…) bilinç (düşünce) bağıntısız olarak, yani antidiyalektik ve me tafizik biçimde karşı karşıya konuluyordu. Onda bilinç maddi varlığın yalnızca pasif bir refleksidir; maddi varlıktan da marksizm öncesi materyalizm kural olarak doğayı anlar.

Buna karşı Marx ve Engels, insan bilincinin gelişmesinde emeğin, maddi üretici faaliyetin önemini vurgular. İnsan başka insanlarla ilişki içinde, bu üretim faaliyetiyle doğayla ilişkiye geçer ve ona etkide bulunur. Yani yalnızca doğa tek başına bilinci belirlemez.

Marx ve Engels'in diyalektikle materyalizmi organik bir biçimde birleştirerek yarattıkları Diyalektik Materyalizm, toplumun materyalist açıklanmasının –onu değiştirmek amacıyla– anahtarını da, devrimci sınıfın, işçi sınıfının eline vermiştir.
yapı ustası isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
maddecilik, materyalizm, materyalizmmaddecilik


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tarihsel Materyalizm liman Teorik Bilgi Paylaşım 0 07-15-2009 14:27
Materyalizm Asibeto Teorik Bilgi Paylaşım 0 02-03-2009 06:40
Mekanik Materyalizm Asibeto Teorik Bilgi Paylaşım 0 12-09-2008 23:21
Diyalektik Materyalizm Asibeto Teorik Bilgi Paylaşım 0 12-08-2008 14:02


WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:58.



 Devrimci Siteler i ziyaret et
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Listed on the vBulletin Directory
Zoints SEO v2.3.0 GelecekSosyalizm.Net
Destekleyenler
[BlueMirrow.Com] [BestPaylasim.Com] [Sgb1974.Org] [Mizika.Com] [KingofCyber.Com] [Ateshirsizi.Com] [Enternasyonal.Eu] [MaviLaci.Com] [Zulfikar]
Sitemap
1, 2, 8, 9, 10, 11, 16, 17, 14, 18, 300, 184, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 205, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 273, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 298, 99, 100, 102, 103, 104, 147, 146, 117, 118, 119, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 185, 194, 200, 198, 199, 251, 204, 195, 196, 197, 201, 202, 203, 206, 207, 208, 212, 213, 214, 215, 218, 220, 221, 222, 224, 225, 226, 229, 231, 239, 242, 262, 276, 275, 279, 278, 280, 286, 281, 285, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 299, 301,