GelecekSosyalizm.Net  

Anasayfa Radyo Ada Bugünki Mesajlar Temel İlke ve Kurallarımız
Geri git   GelecekSosyalizm.Net > ..::Tartışma Platformu::.. > Diğer Tartışmalar


Konu Bilgileri
Kısayollar
Konu Basligi Kıtasal Bolivarcı Hareket, Latin Amerikalı ve diğer halkların mücadelesinde yeni bir
Cevaplar
1
Sonraki Konu
sonraki Konu
Görüntüleyenler
 
Görüntüleme
41
Önceki Konu
önceki Konu

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-17-2010, 23:15   #1
Kullanıcı Profili
Direniş Ateşi
Junior Member
Avatar Yok
Özgür Bir Gelecek Gelecek Sosyalizm..
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1133
Kayıt Tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 17
Teşekkür Detayları
Tesekkür: 12
8 Mesajina 14 Tesekkür Aldi
Standart Kıtasal Bolivarcı Hareket, Latin Amerikalı ve diğer halkların mücadelesinde yeni bir

Kıtasal Bolivarcı Hareket, Latin Amerikalı ve diğer halkların mücadelesinde yeni bir sıçrama noktasıdır

Canan Ateş

Kıtasal Bolivarcı Koordinasyon, 7, 8 ve 9 Aralık tarihlerinde Venezüella'nın başkenti Caracas'ta yapılan ve 30'dan fazla ülkeden 1200 delegenin katıldığı üç gün süren kongre ile Kıtasal Bolivarcı Hareket'e dönüşme kararını aldı. Latin Amerika'dan ve dünyanın aralarında Türkiye'nin de olduğu çeşitli ülkelerinden gelen yerli toplulukların, işçi ve köylü örgütlerinin, gençlik, kadın ve çevre örgütlerinin, komunist partilerin ve solcu siyasi örgütlerin temsilcileri ile sosyalist aydınlardan oluşan delegeler, halkların bağımsızlığına yönelik daha da saldırganlaşan emperyalizme karşı ortak bir şekilde mücadele etmenin ve giderek vahşileşen kapitalizmi yıkmak için mücadele eden ortak cephenin kurumsallaşmasının kararlarını aldılar.

Latin Amerika'daki halkların bağımsızlık önderlerinden Libertador Simon Bolivar'ın 'birlik, bize umudun yollarını açacaktır' şiarı, Hareket bileşenlerini Kıtasal Bolivarcı Hareket'in tüm bileşenlerini Kolombiya halkının kahramanca yürüttüğü direnişi boğmak, Amazon bölgesindeki doğal kaynakları gaspetmek, kıtadaki devrimci ve ilerici hükümetleri devirmek için Kolombiya'da kurulan yedi askeri üsse, Venezüella'da Chavez önderliğindeki ilerici hükümeti istikrarsızlaştırmak için harekete geçen emperyalizm destekli Venezüella oligarşisine ve Honduras'taki askeri darbeye karşı aktif mücadelede yer alacaklarını vurgusunda biraraya getirdi.

Venezüellalı sosyalistlerin ve Venezüella Komunist Partisi'nin (PCV), Şili Komunist Partisi'nin, Meksikalı sosyalist ve komunistlerin, Bask halkının bağımsızlığı için mücadele eden militan devrimcilerin, Dominikli Caamañist devrimcilerin, Honduras Direniş Cephesi'nin, Brezilyalı devrimcilerin, Puerto Rico'nun bağımsızlığı için mücadele eden devrimcilerin, siyah ve latinlerin hakları için mücadele veren ve bunu da hristiyan kimliği ile sürdüren New York'lu devrimcilerin, El Salvador'dan FMLN'nin, Guatemala'dan URG'nin, Kolombiyalı komunistlerin ve gerillaların, Arjantin Komunist Partisi'nin, Perulu ve Ekvadorlu devrimcilerin, Türkiyeli devrimcilerin bileşeni olduğu Kıtasal Bolivarcı Hareket, geniş bir katılımın olduğu bu kongre ile emperyalizm ve onun işbirlikçilerine karşı yükselteceği mücadeleye daha da güçlenerek devam edeceğini dosta düşmana ilan etti.

ABD devlet başkanı olarak seçilmesinin üzerinden ancak bir yıl geçmesine rağmen gerçek ve saldırgan yüzü ortaya çıkan Barack Obama'nın ve çok iyi temsil ettiği ABD emperyalizminin başta Ortadoğu ve Latin Amerika olmak üzere dünyayı nasıl bir cehenneme çevireceği bir öngörü olmaktan çıkıp sonuçlarını ortaya koymaya başlamıştır. Afganistan'da yüzbinin üzerinde askere sahip ABD ordusu, Kolombiya'daki askeri üsler ve Honduras'taki askeri darbe ABD emperyalizminin yeni saldırgan stratejisinin ilk adımları olarak kendini göstermektedir. Bu durum, yedi yıl önce Kolombiya'nın Cartagena kentinden yola çıkarak kıtadaki halkların bağımsızlık mücadelesindeki yerini alan Kıtasal Bolivarcı Koordinasyon'un (CCB), şimdiki Kıtasal Bolivarcı Hareket'in (MCB) taşıdığı önemi açıkça ortaya koymaktadır.

Yedi yıl önce Kolombiya'nın Cartagena şehrinden Latin Amerika ve Karayip halklarının emperyalizm karşısındaki birliğini, Bolivarcı düşüncenin yayılmasını sağlamak ve özellikle öğrenciler ile gençlerden oluşan Uluslararası Tugayları oluşturarak bu mücadelenin devrimci, militan ayağını kurmak amacıyla yola çıkan 500 dolayında devrimcinin, Caracas'ta, Fuerte Tiuna bölgesinde 1700 kişiyle birlikte gerçekleştirdiği CCB kuruluş kongresi, Latin Amerikalı radikal devrimcilerin ve gerilla örgütlerinin mücadele birliği için atılan önemli bir adım oldu. İlk kongrenin katılımcılarının Venezüellalı M-28 ve Fogata ile Venezüella Komunist Partisi, Perulu MRTA(Tupac Amaru Devrimci Hareketi), Brezilyalı MST (Topraksız Köylü Hareketi), Meksika'dan EZLN (Meksika Zapatist Ulusal Kurtuluş Ordusu), Şili'den MIR, El Salvador'dan FMLN, Kolombiya'dan FARC, İspanya'dan Kızıl Yıldız Kolektifi'nin olmasından, bu koordinasyonun Latin Amerika'nın en radikal devrimci unsurlarının biraraya geldiği bir zemin olduğu anlaşılır.

CCB, ikinci kongresini 2008 yılı Şubatı'nda Ekvador'un başkenti Quito'da gerçekleştirdi. Latin Amerikalı ve Karayipli delegelere ek olarak Basklı devrimci militanların katıldığı ikinci kongre, ABD emperyalizminin askeri stratejisine karşı halkların birliğini sağlayarak emperyalizm ile askeri alanda da karşı karşıya gelerek onu yıkabilecek bir gücü yaratmak amacıyla koordinasyondan harekete dönüşmenin gerekliliğini vurguladı ve bu geçiş sürecinin hazırlıklarını yapma kararını aldı. Sonuç belgesinde kapitalist sisteme ve emperyalizme karşı barışçıl olduğu kadar diğer mücadele biçimlerinin de gerekli olduğu, sosyal adalet mücadelesi veren siyasi ve askeri örgütlerin baskıcı güçlere karşı verdiği mücadelenin desteklenmesi yönündeki kararlar yer aldı.

Kıtasal Bolivarcı Koordinasyon'un Quito'daki İkinci Kongresi'nin ardından Sucumbios'taki FARC gerilla kampına giden ziyaretçilerin bir kısmı, Kolombiya devletinin ABD ile ortak düzenlediği bombalı saldırı ve kara harekatı sonucu FARC Merkez Kurmay Heyeti Sekreteryası'ndan Komutan Raul Reyes ile birlikte katledildiler.

7,8 ve 9 Aralık tarihinde gerçekleştirilen bu üçüncü kongre, Kolombiya devletinin Sucumbios'taki kampta katlettiği Kolombiyalı devrimci komutan Raul Reyes, meksikalı öğrenciler Veronica Velazquez, Juan Gonzalez, Fernando Franco ve Soren Aviles'in anısına atfedildi ve halen Fransa zindanlarında tutulan devrimci militan Carlos İlich Ramirez ile ABD zindanlarındaki FARC komutanları Simon Trinidad, Ivan Vargas ve Sonia'nın şahsında emperyalizm ve onun işbirlikçisi devletlerin hapishanelerindeki tüm siyasi tutsaklarla dayanışma vurgusu yapıldı. Kongreye katılan ve Carlos İlich Ramirez'in kardeşi olan Vladimir Ramirez, ağabeyine 'Çakal Carlos' denmesinin onun ezilen halklarla birlikte verdiği mücadelesine ters düştüğünü, Fransa'nın onu Sudan'dan komplo ile kaçırdığını ve bu nedenle de doğduğu topraklar olan Venezüella'ya iade edilmesi için bir kampanya başlatıldığını belirtti. İlich Ramirez gibi bir devrimci ile dayanışan MCB'nin halkların emperyalizmle mücadelesinde oynadığı fonksiyonun önemine de dikkat çekti.

MCB Kuruluş Kongresi'nin açılış genel kurul toplantısında söz alan, Sucumbios'ta Katledilenlerin Aileleri ve Yakınları Derneği adına konuşan ve katledilen meksikalı öğrencilerden Juan Gonzalez'in babası olan Alvaro Gonzalez, 1 Mart 2008 tarihinde Kolombiya devleti tarafından FARC komutanı Raul Reyes ile birlikte katledilen Meksikalı öğrencilerin anısının halkların enternasyonel mücadelesinde yaşatılmasının önemini vurgulayarak saldırıdan yaralı olarak kurtulan meksikalı öğrenci Lucia Morett'e yönelik Meksika ve Kolombiya tarafından yürütülen takibatın sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Gonzalez, 1 Mart katliamının sorumluları olarak Kolombiya devlet başkanı Alvaro Uribe, dönemin savunma bakanı Juan Manuel Santos ve Kolombiya Polis Teşkilatı başkanı Oscar Naranjo hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti.

Kıtasal Bolivarcı Hareket'in (MCB) Kolombiyalı devrimci tarihçi Juvenal Herrera Torres, FARC-EP'nin geçen yıl ölen unutulmaz önderi Manuel Marulanda Velez, Dominikli bağımsızlık önderi Caamaño'nun oğlu Francisco Caamaño, Haitili marksist teorisyen ve Duvalier diktasına karşı mücadele eden Suzi Castor, Basklı ve Herri Batasuna'nın marksist teoriyenlerinden İñaki Gil de San Vicente, ABD'li marksist sosyolog ve aydın James Petras, devrimci monsenyor Pedro Casaldáliga, FARC-EP'nin Merkez Kurmay Heyeti Sekreteryası Başkanı Alfonso Cano, Dominik Komunist Partisi yöneticilerinden Narciso İsa Conde, Brezilya Komunist Partisi'nin (PCB-ML) yayın organı Inverta'nın editörü Aluisio Beviloqua, Brezilya Komunist Partisi üyesi ve mimar Oscar Niemeyer'den oluşan kolektif başkanlığı, bu kongre ile Türkiyeli devrimci ve sosyalist aydın Temel Demirer, Arjantin Komunist Partisi'nden ekonomist ve devrimci aydın Jorge Beinstein ve Salvador Allende hükümetinde Çalışma Bakanlığı yapmış olan ve Şili Komunist Partisi yöneticilerinden Mireya Baltra Moreno'nun katılımıyla daha da genişlemiş oldu.

Kongrenin ilk gününde Latin Amerikalı aydınların katılımıyla yapılan halkların bağımsızlığına yönelik emperyalist saldırı, Kolombiya'daki askeri üsler ve bunlara cevap olarak gerçekleşen halk direnişlerinin tarihi, bugünü ve geleceğinin tartışıldığı panelin ardından ikinci gün komisyon çalışmalarına geçildi. Oluşturulan dört komisyon ile MCB'nin (Kıtasal Bolivarcı Hareket - Movimiento Continental Bolivariano) çalışma programının çıkarılması, kampanyaların belirlenerek hazırlık çalışmalarına başlanması sürecine geçildi. Ekonomik kriz ve atağa geçen emperyalist saldırıya karşı halkların direnişi ve stratejileri (Komisyon 1), neo-liberalizme karşı kıtasal çapta yürütülen mücadelede sosyal hareketlerin rolü (Komisyon 2), insan hakları ve emperyalist devletler ile işbirlikçi hükümetlerin elinde tuttuğu siyasi tutsaklar (Komisyon 3), bolivarcı alternatif iletişim organlarının uluslararası buluşması (Komisyon 4) ile Kıtasal Bolivarcı Hareket'in çalışma programı çıkarılarak organlarının oluşumu gerçekleştirildi. Özellikle dördüncü komisyon çalışmasında ABC (Asociacion Bolivariana de Comunicadores y/o Periodistas Bolivarianos - Bolivarcı İletişimciler ve Gazeteciler Birliği) oluşturularak emperyalizmin ve onun medya tekellerinin dezenformasyon ve beyin yıkama makinalarının hakimiyetine son vererek uluslararası ölçekte doğru haber kaynaklarına ulaşma ve Honduras direnişi örneğinde olduğu gibi halkların direnişinin sansürsüz bir şekilde haber yapılarak mücadelenin önünün açılmasına karar verildi. Bahsedilen alanlarda gerçekleşen komisyon çalışmaları ile Bolivarcı düşüncenin kıtada ve dünyada yayılmasının, MCB'nin bulunduğu her ülkede kurumları ile varolarak genişleyen ve ritmi yükselen bir çalışma yürütmesinin ve emperyalizme karşı sosyalizm mücadelesinde stratejik birlik çerçevesinde mücadele etmenin temelleri atılmış oldu.

Kongrenin ilk gününde yapılan toplantıya MCB kolektif başkanlık üyesi olarak Kolombiya dağlarından sesli ve görüntülü bir mesaj gönderen FARC-EP komutanı Alfonso Cano, halkları ve devrimcileri emperyalizmin Latin Amerika kıtasına dair saldırgan stratejisi konusunda uyararak bölge ülkelerinin bağımsızlığını savunmak için kurulacak politik bir hareketin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bogota ve Washington arasında, ABD askerlerin Kolombiya topraklarında konuşlanmasına izin veren anlaşmaya dikkat çekerek bu anlaşmanın hiç de sözü edildiği gibi uyuşturu trafiğine ve sözde 'terörizme' son verme gibi bir niyet taşımadığını, aksine Latin Amerika'daki ilerici ve bağımsızlıkçı hükümetleri devirme amacında olduğunu ifade etti. Kongre delegeleri arasında coşkuyla karşılanan Alfonso Cano'nun mesajı, Kolombiya devleti cephesinde de geniş yankı buldu. Kolombiya Silahlı Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı Freddy Padilla, Kıtasal Bolivarcı Hareket yönetimine çağrıda bulunarak Alfonso Cano'nun gönderdiği mesajı kabul etmemelerini istedi. Kongrenin son gününde yapılan kapanış etkinliğinde sonuç bildirgesinin okunmasına ek olarak Kıtasal Bolivarcı Hareket Kolektif Başkanlık üyesi ve koordinatörü Dominikli devrimci Narcio İsa Conde, Padilla'nın bu talebine Alfonso Cano'nun kurumun başkanlarından biri olduğu için mesaj gönderme hakkına elbette ki sahip olduğunu ve Kolombiya'daki narko-paramiliter rejimi yıkmanın MCB'nin amaçlarından biri olduğunu söyleyerek sert bir karşılık verdi. Simon Bolivar önderliğindeki Latin Amerikalı halkların ordusunun İspanyol işgalciler karşısında elde ettiği Ayacucho Zaferi'nin 185. yıldönümü olan 9 Aralık 2009 tarihinde, Caracas Deklarasyonu'nun okunması ve açık hava şenliğiyle sona eren kongrenin hemen ardından Kolombiya dışişleri bakanlığı ve Kolombiya devlet başkanı Alvaro Uribe bir açıklama yaparak Kıtasal Bolivarcı Hareket'in FARC'a açıkça destek verdiğini ve bu kurumun kuruluşunun 'demokrasiye yapılmış bir hakaret' olduğunu ifade ettiler. Ayrıca, Uribe MCB yöneticilerinin terörizmi övmek ve destek vermek suçundan Kolombiya'da yargılanacaklarını söyledi. Kolombiya dışişleri bakanlığının yaptığı açıklamada Venezüella hükümetine de seslenilerek eğer terörizmi destekleyen ve organize suçu öven hareket ve partileri tanıyor ve tolere ediyorlarsa bunu uluslararası kamuoyuna açıklamaları istendi.

Kongrenin ikinci gününde kolektif başkanlığa yeni katılan üyelerin sunumunun ardından kongre yönetimi olarak DTP'ye yönelik kapatma davası ve Türk devletinin baskıcı tutumu kınandı. Türkiyeli ve Kürdistanlı devrimcilere Latin Amerika kıtasından dayanışma mesajı iletildi.


Kıtasal Bolivarcı Hareket'in Caracas'ta gerçekleşen kuruluş kongresi, Latin Amerika halklarının mücadelesi, devrimci güçler, özellikle Venezüella olmak üzere kıtadaki diğer ilerici hükümetler, Kolombiya devleti ve ABD emperyalizmi açısından pek çok anlam taşımaktadır.
- Latin Amerikalı radikal-devrimci güçler açısından;
a. ABD emperyalizminin kıtada zaten varolan askeri varlığının etkin bir saldırı gücü haline dönüşmesinin çok yakında olduğu gerçeğinden hareketle, Latin Amerika kıtasının ve dünyanın diğer bölgelerindeki devrimci güçlerin mücadele birliğinin kurumsal bir kimlik kazanması ile kalıcılaşması ve etkin bir güce dönüşmesi: Kongreye olan katılımın tüm engellemelere rağmen yoğun olması, coşkulu bir havanın da ötesinde gelecek için somut adımların atılarak kurumsallaşma yolundaki ilerleme, özellikle kıtadaki ortak mücadeleyi daha da canlandırmış ve güçlendirmiştir. Uluslararası dayanışmanın propagandif yanının ötesinde, Koordinasyon'dan Hareket'e geçiş ile ete kemiğe büründürülerek emperyalizmi ve kapitalizmi yıkma hedefi yeniden güncelleşmiş ve uzak bir hayal olmaktan çıkmıştır.
b. Emperyalist saldırı tehdidi karşısındaki mücadelede kıtanın ilerici hükümetleriyle kesinlikle ters düşme değil, aksine bu hükümetleri güçlendirecek, önlerini açacak ve herhangi bir emperyalist saldırı veya yerli oligarşilerin müdahalesi karşısında birlikte mücadele etme ve savaşma yönünde açıklık sağlanmıştır.
c. Simon Bolivar'ın halkların birliği ve Büyük Anavatan (tüm Latin Amerika kıtası) ideolojisi kılavuz olarak belirlenmekle beraber, MCB kolektif başkanlık üyesi aydınların ve kongreye katılan diğer entellektüellerin kıtada ve dünyada emperyalizme karşı yürütülen askeri-politik mücadelenin ideolojisini ve teorisini geliştirecek olması ile tüm devrimcilerin ideolojik beslenme kaynakları güçlendirilmiş oldu. Kongre ve hareketin devrimci-sosyalist-komunist aydınlardan oluşan organlarının oluşumu bu sürecin canlılığını ve sürekliliğini garanti altına almıştır.
d. Kongre boyunca emperyalizmin halkların bağımsızlığını hedef alan saldırısına karşı yürütülecek barışçıl ve diğer mücadele biçimlerine vurgu yapılmıştır ve emperyalizmin 'terörizm' olarak kriminalize etmeye çalıştığı askeri-politik mücadelenin önemi öne çıkarılarak bu mücadelenin haklılığı ve meşruluğu kadar gerekliliği de altı çizilen bir diğer nokta olmuştur.
e. Kongreye özellikle Latin Amerika dışındaki ülkelerden, Türkiye'den, Avustralya'dan, Bask Ülkesi ve Galiçya'dan etkili bir şekilde gerçekleşen katılımlar, kıtasal mücadele birliğinin dünya ölçeğinde etkilerinin bir göstergesi olup, Hareket'i moral, ideolojik ve pratik açıdan besleyecektir. 30'dan fazla ülkenin katılımı, Simon Bolivar'da bayraklaşan mücadele ve halkların birliğinin daha da ileri bir noktaya taşınması hedefinin en somut göstergelerindendir.
-Latin Amerikalı ve diğer ülkelerdeki sosyal hareketlerden açısından;
Kıtada ve dünyada emperyalizm yeni bir saldırı stratejisi ile hareket etmektedir. Özellikle Latin Amerika kıtasında ilerici hükümetlerin iktidarlara gelmesini sağlayan sosyal hareketler, emperyalizmin yeni tipteki neo-liberal saldırıları dışında askeri saldırıları ile de karşı karşıyadırlar. Mücadelenin radikalleşmesi oldukça mümkün gözükmektedir. Kongrede geçen seçimlerdeki başkan adayı Carlos Reyes'in ağzından Honduras direnişinin daha radikalleşme sürecinin içerisine girdiğinin aktarılması önem taşımaktadır. Bu noktada Kıtasal Bolivarcı Hareket, sertleşecek süreç içerisinde radikalleşecek ve/veya silahlı mücadeleyi tercih edecek ya da buna zorlanacak hareketler için önemli bir adres olacaktır.
- Latin Amerikalı ilerici hükümetler açısından;
ABD emperyalizminin kıtadaki stratejisi artık tüm açıklığıyla ortadadır. Amaç, sosyal hareketleri, askeri-politik örgütleri ve halkların bağımsızlığını ortadan kaldırmak kadar iktidardaki ilerici hükümetleri de o ülkelerin oligarşileri ile birlikte yıkmaktır. Bunu Venezüella'da, Bolivya'da, Ekvador'da, Paraguay'da, Guatemala'da, Honduras'ta denediler ve Honduras'ta bugün itibariyle başarı kazandılar. Ayrıca Şili'deki şimdiki hükümetin yerine, bu Pazar günü yapılan genel seçimlerin ilk turundan çıkan sonuçlara göre sağcıların gelme ihtimali yüksektir. Arjantin de bu konuda kritik bir noktada durmaktadır. Kıtanın önemli ülkelerinden Peru'daki sağcı hükümet, en erken 2011'deki seçimlere kadar iktidardadır. Kolombiya, kıtanın istikrarı bozmaya odaklanmış, ABD emperyalizminin uşağı ve ülke içinde halkın silahlı ve demokratik yoldan direnişini en kanlı yollardan bastırmaya çalışan narko-paramiliter bir devlettir. Bu noktada, kıtanın ilerici hükümetlerine verdiği desteği her fırsatta vurgulayan ve bunu da söylemden çok eylemsel düzeyde ve samimi bir şekilde hayata geçiren Kıtasal Bolivarcı Hareket bileşenleri ve kurumun kendisi, bu hükümetlerin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Chavez hükümetinin Kıtasal Bolivarcı Hareket'in kuruluş kongresine yaklaşımı ve Kolombiya'dan gelen ölçüsüz tepki, ilerici hükümetlere yönelik olası bir emperyalist saldırıda Hareket'in en önde savaşacağının görüldüğünü göstermektedir. Önemli olan, bu duruşun ilerici hükümetlerin bugüne dek alışıldık bir şekilde yaptıkları manevralara kurban edilmemesidir.
-Emperyalizm ve özellikle Kolombiya devleti açısından;
Kolombiya devlet başkanı Alvaro Uribe ve dışişleri bakanlığından gelen tepkiler, Kıtasal Bolivarcı Hareket Kuruluş Kongresi'ne yalnızca devrimci, sosyalist ve Venezüella açısından Chavez yanlısı basın yayın organlarında değil, medya tekellerinin de organlarında da geniş yer verilmesi kongrede elde edilen başarıya karşı duyulan büyük endişeden kaynaklıdır. Kolombiya'daki devrimci ve demokratik güçler ile Kolombiya halkına karşı yürütülen korkunç boyuttaki şiddet ve katliam politikasına rağmen bu güçlerin yalnız olmadığı, cephenin genişlediği görülmüştür. Bu nedenle Alfonso Cano'nun konuşması bahane edilerek Hareket ve bileşenleri kriminalize edilmek istenmektedir.
Öte yandan Kolombiya hükümeti, kongrenin Venezüella'da yapılmış olmasını ve Chavez hükümetinin yasakçı bir tavır izlememesini bahane ederek, iki ülke arasındaki bir süreden beri gerginleşen ilişkileri daha da gererek provokasyon peşindedir. Yaklaşan genel seçimlerde 3. kez başkanlık koltığuna oturmayı hedefleyen narko-paramiliter şef Alvaro Uribe, bu durumu bir seçim kampanyası malzemesi haline getirmekte zaman kaybetmemiştir. Uribe'nin devlet başkanı olduğu sekiz yıl boyunca başta gerilla olmak üzere Kolombiya halkının mücadelesini askeri yöntemlerle ve katliamlarla çözme politikası iflas etmiştir ve bu gerçeği Venezüella'yla ilişkileri gererek perdelemek niyetindedir. Son dönemde kıtanın diğer ülkeleriyle ABD'nin Kolombiya topraklarında askeri üs kurmasına izin veren anlaşmayı imzaladığı için başı dertte olan Uribe, Chavez'i terörizme destek verme suçlamasıyla izole etmeye kalkışmaktadır.
ABD emperyalizmi, kıtada ve dünyada kendisine karşı öteden beri varolan radikal devrimci cephenin parça parça durmak yerine biraraya gelerek hakikaten de etkili ve kendisine karşı yıkıcı bir güce dönüşmesinden kaygı duymaktadır. Bu cephenin Kolombiya'daki üsler konusunda hiç de boş durmayacağı ve Honduras direnişine yeniden taze bir kan vereceği gerçeği emperyalizmi sıkıştırmaktadır.
Kongreye dair gözlemler ve çıkarılan sonuçlar, saldırı hazırlığındaki emperyalizmin bu defa ciddi bir halk direnişi ile karşılacağının ipuçlarıdır. Latin Amerika kıtasındaki mücadele ateşini, bizim ülkemizin ve dünyadaki diğer ülkelerinin devrimcilerinin mücadelesinde de güçlendirerek emperyalizmi yutacak bir yangına dönüştürme göreviyle yüzyüzeyiz. Enternasyonalizm, şu an hiç olmadığı kadar elzemdir ve bir o kadar da coşku vericidir. Devrimci olmanın haklı gururu, yoğun bir emek süreci, özveri ve cesaret ile dünya halklarının mücadelesinde anlamlanarak tamamlanacaktır.

CANAN ATEŞ
Direniş Ateşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-17-2010, 23:17   #2
Kullanıcı Profili
Direniş Ateşi
Junior Member
Avatar Yok
Özgür Bir Gelecek Gelecek Sosyalizm..
Kullanıcı Bilgileri
Üye No: 1133
Kayıt Tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 17
Teşekkür Detayları
Tesekkür: 12
8 Mesajina 14 Tesekkür Aldi
Standart

Kıtasal Bolivarcı Hareket'in Manifestosu

Çeviri: Canan Ateş

CCB'den MCB'ye Geçiş
Kıtasal Bolivarcı Koordinasyon'dan Kıtasal Bolivarcı Hareket'e Geçiş


Bizim halklarımızın birliği yalnızca bireylerin bir arzusu değil, aksine kaderin değişmez bir hükmüdür.
SIMÓN BOLÍVAR

Bizim Amerikamız'da ve Abya Ayala'da tüm evrenin umutlarını yeşerten ve kendi krizinin batağından çırpınan ve artık iyice korkak hale gelmiş emperyalist güçlere korku saçan bir hayalet dolaşıyor... Bu hayalet, Bolivar'ın ruhu, kılıcı, onun tüm kıtada bayraklaşan sosyal ve politik projesidir. Bu hayalet, bütün kahramanlarımızdan ve bağımsızlığımızın mimarları olan önderlerimizden oluşan büyük bir ordunun önünde yer alıyor. Ve bir halk ordusu, onlardan aldığı güçle özgürlüğünü elde etmeye azmediyor, çünkü artık tarihi adaletsizliklere son vermenin, Bolivar'ın da rüyası olan ve bu yarımkürede bizlerin kaderinin koruyucu kalkanı olacak bir Büyük Ulusu yaratmanın zamanı gelmiştir.

Kanımızı son damlasına kadar emen krallıklar ve imparatorluk tarafından 500 yıldan fazla bir süre yağmalandık ve yoksul bırakıldık. İşgalciler, tüm dünyaya hakim olmak ve kuzeyimizde felaket saçan bir güç merkezi yaratmak için Abya Ayala-Bizim Amerikamız'ın zenginliklerini, altınını, gümüşünü, petrolünü, kömürünü, doğalgazını, demirini, bakırını ve değerli taşlarını, onurlu geleceğimizin mirasını zorbaca çaldı ve çalmaya devam ediyor. Adaletsizle elde ettikleri tüm bu ihtişam, bizlerin yoksulluğu pahasınadır.

İlk işgalciler buraya tüfekleriyle, kılıçlarıyla, atlarıyla, barutlarıyla, köpekleriyle ve haçlarıyla dehşet saçarak baskının, sömürünün ve ölümün kolonilerini kurmak için geldiler. Katolik kilisesinin gizli kapılar ardında imzalanmış fermanlarının etkisi altında gözü dönmüş bir hırsla saldırmaya başladılar. Avrupalı taht sahiplerinin çılgınca hırsının girdabıyla kuşatılan 70 milyon yerli ve 140 milyon siyah, hizmetkarlığın ve köleliğin zincirlerinde hayatını kaybetti. Ruhunu şeytana satmış işgalciler, işledikleri korkunç insanlık suçlarını kurban ettikleri yerli ve siyahların ruhu olmadığını iddia ederek temize çıkarmaya çalıştılar. Potosi'nin zirvelerinden ahlaksızlık yuvası saraylarına uzanan ve altın ile gümüşten inşa ettikleri köprünün devasa ayakları Amerikan halkları kanı üzerinde yükseliyordu. Bir halka zulmetmek adına hiçbir hukukun hükmü kalmamıştı.

300 yıl sonra işgalciler, Ayacucho yükseklerinde kanlı bir anti-sömürgeci savaşta Amerikan halkları tarafından yenilgiye uğratıldılar. Tüfeklerin gürlediği, korkunç kılıç şakırtılarının ortasında atlarıyla ve mızraklarıyla savaşan halk ordusunun karşısında hezimete uğradılar. Böylece Amerika'yı terketmek zorunda kaldılar. Tiranlardan, mücadelenin ve onurun yolunu seçerek, zulme karşı direnişin kutsal ve vazgeçilmez olduğunu kanıtlayarak kurtulduk. Bağımsızlık yolunda mücadele veren halk ordusu Bolivar'ın ateşli sözleri karşısında titredi: 'Askerler! Göklerin insanoğluna yüklediği görevlerin en büyüğünü, bütün dünyayı köleliğin zincirlerinden kurtarmak gibi bir işi yerine getireceksiniz. Askerler! Yenmekle yükümlü olduğunuz düşmanlar 14 yıldan beri galip oldukları için böbürleniyorlar. Fakat onlar ancak silahlarını sizlerin binlerce savaş görmüş silahlarıyla boy ölçüştürdüklerinde söz etmeye değer olacaklar. Askerler! Peru ve bütün Amerika sizden barış ve zafer bekliyor. Özgür Avrupa sizi hala hayranlıkla izliyor, çünkü Yeni Dünya'nın özgürlüğünü elde etmesi tüm evrenin umududur. Düşmanlarınızı hafife mi alacaksınız? Hayır! Hayır! Hayır! Sizler yenilmezsiniz... Ve bugün halkların mücadelesi, Bizim Amerikamız, evrenin yenilmez umudu olmaya devam ediyor.

ABD, özgürlük savaşçılarının silahlarının yenilmezliğine ikna oldu, bu nedenle Peru'daki Tupac Amarular'ın ve Nueva Granada'ki komünarların ayaklanmalarının gücünü gözleriyle gördüğü o andan itibaren arka planda şekillendirdiği stratejisi için pençelerini keskinleştirmeye başladı. ABD, kıtamız Amerika'daki ticari hakimiyet için İngiltere ile kapışmasına izin verecek bir güce ulaşıncaya dek bizim bağımsızlığımızı elde etmemizi geciktirmeye çalıştı. Yaptıkları aritmetik hesaplarıyla kendinden geçmiş bir halde sorunun çözümünü tarafsız olduklarını ilan etmekte buldular; bağımsızlık savaşçılarına silah satmayarak tarafsız kalacaklardı, ancak aynı zamanda İspanyol işgalcilere de ticari özgürlük vereceklerdi. Diğer taraftan da Güney Amerika'daki bağımsızlık mücadelesine silah sağlayan her ABD'li yurttaşa ise 10 bin dolar para cezası ile 10 yıl hapis cezası öngören bir yasayı çıkararak hainlik noktasına geldiler. 'Düşman karşısında artık kollarımız, göğsümüz, atlarımız ve mızraklarımızdan başka da silahımız yoktu.'

Ancak bizim Amerika'daki ilk kölelik karşıtı ve özgür devletin başkanı büyük Petion'umuz vardı, Bolivar'a sadece silah ve mühimmat vermedi, kıtasal devrimin zafere ulaşması için gereken sosyal desteği de sağladı.

1823 yılında, ABD inanılası zor ve ihanetçi bir diplomasiyi uygulamaya koyarak kendilerini yarıkürenin sahibi ilan ettiler ve Bizim Amerikamız'ın şefkatli kalbine yağmacı Monroe doktrini çivilerini sapladılar: 'Amerika, Amerikalılarındır.' Bir uydurma yasa çıkararak Latin Amerika'nın kendilerine ait olduğunu, bizim kendilerinin 'mutlak kaderi' olduğumuzu ilan ettiler, oysaki bu iddia, gerçekte 'Amerika'yı özgürlük adına yoksulluktan kurtarmak için işgal etmek' yasası olmaktan başka da bir anlam taşımıyordu.

Entrika ve ihanet içerisinde gizlenerek yavaş yavaş içimize girdiler. Vatana ihanet edenlerin çekişmeleri olmasa bunların hiçbirini yapamazlardı. İhtilaf tohumları ektiler ve bağımsızlık ile özgürlüğün garantisini olan halk ordusunu parçaladılar. Daha sonra da Bolivar'ı katlettiler ve KOLOMBİYA'yı, halkların kardeşliğini ve birliğini öldürdüler.

Kurtarıcı Simon Bolivar ABD'nin Amerika'nın nüfusu en yüksek krallığı olarak kıtanın patronu rolüne soyunacağını daha o günlerde ifade etmişti. Bolivar, ABD'nin kısa bir zaman içerisinde tüm kıtanın efendisi olabileceğini, ancak bir avuç özgür insanın kudretli imparatorlukları yenilgiye uğrattığının da tarihte sıklıkla görüldüğünü de belirtmişti. Eğer bana inanmazsanız, bu dediklerimi bronzdan bir piramite kaydedin ki gelecek kuşaklar bu sözleri okusunlar ve bana hak versinler.

Kısa bir zaman sonra Meksika topraklarının yarısından fazlasını ele geçirdiler. Bayraklarına zorla sömürgeleştirdikleri Puerto Rico'nun yıldızını eklediler. Bağımsız cumhuriyetleri işgal ettiler, kendilerine boyun eğmeyen hükümetleri devirdiler, yerlerine diktatörleri ve kukla devlet başkanlarını geçirdiler, ancak açgözlülükle burunlarını soktukları her yerde erdemin direnişini karşılarında buldular. ABD, halen bu niyeti taşımaya devam etse de hiçbir zaman Küba'yı kolay lokma haline getirmeyi başaramadı. Yeni sömürgeci ilerleyişleri, her zaman Sandinistlerin ve Caamanistlerin, şu an sömürge haline getirilmiş Dominik halkının direnişini karşısında buldu. Bu halkın zincirlerini kıracağı günleri uzak değildir.


İşgalciler, uçak gemilerinden ve fırkateynlerden oluşan filoları, 'business' aldatmacaları ve neoliberalizmleriyle, Dünya Bankası ve özelleştirmelerle, IMF ve deniz kuvvetleriyle, dezenformasyon ve sömürgeci kültürün ideolojisi ile, Hava Kuvvetleri Komandoları (AMC) ve ileri seviyedeki operasyonel askeri güçleri konuşlandırarak kıtamıza gelmeye devam ediyorlar.

İşgalci güçler, C17 ve P3 Orion uçakları, stratejik hedefler için tasarlanmış bombardıman uçakları, 4. filo, CIA ve Mossad, ingiliz SAS komandoları, yüksek askeri teknolojiler, ALCA, Plan Kolombiya, Panama-Puebla ve Smart Power yani yeni neo-sömürgeci stratejilerinin akıllı gücü olduğu kisvesi altında planladıkları caydırıcı önlemler olmak üzere bütün güçlerini büyük kahraman Bolivar'ın yürüyüşünün ve diğer önderlerimizin özgürlük projesinin önüne geçmek, halklarımızın bağımsızlık mücadelesini boğmak için biraraya getirmiş durumdadırlar.

Honduras'ta yapılan askeri darbe, bu işgalci politikanın ikiyüzlü bir şekilde gizlenmesinden başka birşey değildir.

Bolivar'ın hayaleti, halklarımızın birliği için Büyük Cumhuriyet Ulusu'nun aciliyeti düşüncesinin bilinçlerde yeniden canlanması ve Kurtarıcı Simon Bolivar'ın da arzuladığı gibi bu yarıkürede tüm evrenin umuduna dönüşecek bir mücadele yürüten başka bir gücün ortaya çıkması gerçeği onları en çok korkutandır. Bu yürüyüş, onların tüm dünyayı kendi hakimiyetleri altında köleleştirme üzerine kurulu ve hiçbir temele dayanmayan saçma hayallerine karşılık 'sevgili silah arkadaşlarımla birlikte tiranlar tarafından zulmedilen topraklarımın sınırlarına doğru yola çıkıyorum' diyen ve adaleti önüne hedef koyan somut bir niyet taşınmaktadır.

ALBA'nın, Amerika Halklarının Bolivarcı Birliği'nin bütünleştirici kıvılcımını nasıl da söndürmek istemektedirler, çünkü bu kıvılcımın sömürgeleştirdikleri topraklarda bir yangına dönüşerek kıtamıza 'mutlak kader' diyen kibirli inançlarını kül etmesinden korkuyorlar. ALBA halkları tarafından kuşatılmalı ve onlarla birlik olmalıyız, Washington'un hakimiyetini sarsarak yerine tüm kıtamızı etkileyen vatan ve onur düşüncesini koyan kardeş Venezuela, Bolivya, Ekvator, Nikaragua ve Küba halklarının yeni bir toplum yolundaki mücadelesinde onlarla birlikte hareket etmeliyiz.

Bizim Amerikamız, neoliberal sistemin felaketine karşı dimdik mücadele vermekte, vahşi kapitalizmin hakimiyetine karşı direnen halklara öncülük etmektedir. Kıtada ve adada (Küba) önlenemez bir şekilde ilerleyen Bolivarcı değişim dalgası büyümektedir. Artık bu dalgayı önlemeye çalışan tüm girişimler boşa düşmektedir.

ABD'nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılan anlaşma uyarınca Kolombiya topraklarında kurulan çok sayıdaki askeri üs, Simon Bolivar'ın halen geçerli olan sosyal, ekonomik ve siyasi projesinin ilerlemesini durdurmak amacıyla gerçekleştirilmiş emperyalist mevzilenmedir. Bu üsler, emperyalizmin stratejistlerinin 4. Santafe'nin kirli sayfalarında ifade ettikleri düşüncelerinin hayata geçirilmesi anlamını taşımaktadır. Sosyal kaynamayı ezmenin, askeri baskıyı hakim kılmanın, Venezuela'nın petrol kuyularına, Amazon bölgesinin zenginlikleri ve doğal çeşitliliklerine saldırmak ve Güney Amerika'nın su kaynaklarını özelleştirmek için Kolombiya'yı bir saldırı üssüne dönüştürmenin yollarını aramaktadırlar. Bizim Amerikamız, ne Kuzey Amerikalılar'ındır ne de herhangi bir emperyalist gücün arka bahçesidir. Kıtamızın doğal zenginlikleri, bizim geleceğimizin, onurumuzun ve bağımsızlığımızın garantisidir. Bizler, çok daha zalim ve aynı zamanda çok daha güçlü de olsa tüm bu yönlü saldırılara karşı direneceğiz. 'Politika, hiçbir zaman Kuzey Amerikalılar'ın bizle ilgili tasarladıklarından daha ahlaksız bir hale gelmemiştir.'

Halkların emperyalist tiranlara karşı verdiği insanlık mücadelesindeki en güçlü silahı birlikte mücadele etmektir.

Kimliğini ve bu projede yer alan tüm canlı güçlerin bağımsız duruşunu kaybetmeksizin, Koordinasyon'dan Kıtasal Bolivarcı Hareket'e doğru ve büyük bir devrimci kararlılık isteyen bu sıçrama Bizim Amerikamız'ın halklarının bağımsızlığı ve yeni bir gücün inşası yolundaki ilerleyişin garantisi olacaktır.

Kıtasal Bolivarcı Hareket olarak, halkların bütün mücadelelerini, yarıkürenin sosyal ve politik örgütlerini, dünyadaki tüm farklı ırkları, halk önderliklerini ve tüm devrimcileri, siyasi partileri ve hareketleri, yeni isyancı varoluşları, gençliğin canlı gücünü, mücadele içindeki tüm kadınları Kurtarıcı Simon Bolivar'ın, Miranda'nın, Artigas'ın, Che'nin, Morazan'ın, Lautaro'nun, Marti'nin, Amaru'nun, Katari'nin, Alfaro'nun, Sandino'nun, Farabundo'nun, Prestes'in, Betances'in, Caamaño'nun, Manuelita'nın, Marulanda'nın, Zapata'nın ve Villa'nın, Amerika kıtamızın özgürlüğü için mücadele eden tüm kahramanlarının bizi çağırdığı yerde, eylemin ve birliğin büyük stratejik alanında buluşmaya çağırıyoruz.

Büyük Anavatan'ın ve Sosyalizm'in, antiemperyalizm ile vatan ve insanlık uğruna mücadele etmeyi önüne koyan tüm Latin Amerika ve Karibik halklarının birliğinin bayrağını daha yukarılara çekeceğiz. 'Yalnızca halkların sevgisi temeli üzerinde onurlu ve kardeşçe bir yaşam mümkündür.'

Kapitalizm iflas etmiştir. İnsanlık dışıdır. Bütün gözeneklerinden kanlar saçarak doğmuştur. Egoizm, adaletsizliktir. Gezegenimizde bir milyar 20 milyon insan açlıkla karşı karşıyadır ve her yıl 40 milyondan fazla kişi açlıktan dolayı ölmektedir. 3 milyar insan yoksuldur ve yetersiz beslenmektedir. Yaklaşık bir milyar kişi işsizdir ve bu kontrolsüzlük yaşadığımız gezegene sürekli zarar vermektedir. Daha iyi bir dünyada yaşamak için mücadele vermek kaçınılmazdır. Antikapitalist alternatif, sosyalizmdir. Sosyalizm, tarihin halkların mücadelesi ile tamamlanacak değişmez bir durağıdır.

Latin Amerika sosyalizmi kahramanlık ile yaratılacak bir eserdir. Latin Amerika sosyalizminin temeli, bizim kendi değerlerimizdir. Bizim Amerikamız-Abya Ayala, tarihine sahip çıkan halk demektir. Bizim kaderimizin stratejistleri, düşünürlerimiz aynı zamada bizim kurtarıcılarımızdılar. Bağımsızlık ve özgürlüğü hiçbir zaman sosyal devrimden ayrı tutarak tasarlamadılar, çünkü bağımsızlık ve özgürlüğün gerçekleşmesi, birlikte durmanın engellenemez gücü olmadan mümkün değildir. Evrendeki eşitlik temeli üzerine inşa edilen bir özgür insanlar topluluğu, birliğin bir ürünüdür. 'Birlik, yenilenme sürecimizin değerlerini yaratmada en çok ihtiyaci duyacağımız noktadır. Bu birlik, bize mucizelerden gelmeyecektir, aksine hedefi iyi belirlenmiş çabalar ve etkili bir duyarlılık sayesinde gerçekleşecektir. Bütün Amerikalı halkların tek bir vatanı vardır. Bu vatanı her ne pahasına olursa olsun kuracağız. Bu şekilde birliğini sağlamış bir Amerika, bütün ulusların ve cumhuriyetlerin anası olarak adlandırılabilecektir.' Bu, Kurtarıcımız'ın öğretisidir. Büyük Anavatan, bizlerin hedefidir.

Bağımsızlık Bildirgesi'nin ilanının 200. yılında tüm dostlarımızı çetin geçmekte olan 21. yy.'ın Ayacucho Muharebesi'ne gönülden katılmaya davet ediyoruz. Kahramanlarımız, yürümemiz gereken yolu o günlerden çizdiler. Ayacucho bozkırlarında elde edilen zafer, Venezuellalılar, Arjantinliler, Ekvatorlular, Şilililer, Granadalılar, Perulular ve eski Avrupa'nın savaşçılarından oluşan enternasyonalist bir ordunun İspanyol zulmününe son vermek ve sömürgecileri en son kalelerine değin Bizim Amerikamız'dan söküp atmak uğrunda elde edildi. 'Artık zaman, Amerika halklarının biraraya gelme zamanıdır.'

Hepimiz, Bolivar'da buluşuyoruz. Kıtasal Bolivarcı Hareket ile onun sosyal ve politik önderlikleri, halkların kıtasal devrimin zaferi yolundaki yürüyüşüne öncülük edecek yönetim mekanizmasını oluşturmakla görevlidir.

Yeni sömürgeci düzenin adaletsizliğine karşı mücadelemizde, Mareşal Sucre'nin 9 Aralık'taki tarihi muharebenin hemen öncesinde askerlerine yönelik hitabında dile getirdiği sözlerinin coşkusunu taşıyacağız: 'Askerler! Amerika'nın kaderi bugün sizin ellerinizdedir. Bizler, özgürlük tutkumuzla evrenin umudu olmalıyız. Ya zafer ya ölüm!' . 'Şu an hayati bir noktada bulunuyoruz. Kılıçlarımız adına söz veriyoruz, kılıçlarımızsa sözümüzdür. Adalet ve eşitiği bir araya getirerek insanlığın özgürleşmesi için büyük mücadeleyi başlatacağız.'

Bolivar'ın ve diğer ulusal kahramanlarımızın düşünü gerçekleştirmek yolunda başlattığımız yürüyüşümüze hız katmak için, Büyük Anavatan ve Sosyalizm'in tesisindeki aciliyet noktasında hareket eden yeni hükümetlerin inşası için kardeşlik ve bilinç temelinde yükselen alternatif politikaları yaratmalı ve halklar için yeni bir dönem başlatmalıyız.

Bolivar ve tüm önderlerimiz bizimle birliktedir.

Kutimunqan kutikapamunqan chaymantas, pispochakuna takichkan: Onlar bize geri döndüler, bu yüzden kuşlar şarkı söylüyor.

Bizler tarihiz; birlikte zafere ulaşacağız.

Kıtasal Bolivarcı Hareket Kuruluş Kongresi
Direniş Ateşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , , , , , , ,


Bookmarks

Etiketler
amerikalı, bir, bolivarcı, diğer, halkların, hareket, kıtasal, latin, mücadelesinde, yeni


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Amerikalı Akademisyenlerden Küba’ya Seyahat Engeline Kınama İSYAN Haber Arşivi 0 03-12-2010 12:49
Latin Amerika'da Solda Birlik liman Haber Arşivi 0 08-26-2009 22:34
Latin Amerika Çalışmaları Merkezi Ankara’da Açıldı Cemo Duyurular 0 07-30-2009 23:19
Yeni Bir Parkaya Doğru liman Şiirler 0 02-18-2009 16:25
Çartist Hareket Asibeto İşçi Sınıfı ve Mücadele 0 02-03-2009 09:44


WEZ Format +2. Şuan Saat: 18:33.



 Devrimci Siteler i ziyaret et
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. Listed on the vBulletin Directory
Zoints SEO v2.3.0 GelecekSosyalizm.Net
Destekleyenler
[BlueMirrow.Com] [BestPaylasim.Com] [Sgb1974.Org] [Mizika.Com] [KingofCyber.Com] [Ateshirsizi.Com] [Enternasyonal.Eu] [MaviLaci.Com] [Zulfikar]
Sitemap
1, 2, 8, 9, 10, 11, 16, 17, 14, 18, 300, 184, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 205, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 273, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 298, 99, 100, 102, 103, 104, 147, 146, 117, 118, 119, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 185, 194, 200, 198, 199, 251, 204, 195, 196, 197, 201, 202, 203, 206, 207, 208, 212, 213, 214, 215, 218, 220, 221, 222, 224, 225, 226, 229, 231, 239, 242, 262, 276, 275, 279, 278, 280, 286, 281, 285, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 299, 301,